Kitaptan:
Hayatımızın bir haritası varsa şayet, yollarda değil, yol ayrımlarında çizilmekte. (Sf 80)
Kalp ağlarken, akıl farkında bile olmayabilir miydi? (Sf 147)
Aşk gibiydi okumak da... Neden, nasıl müptelesı olduğunu, bilen zaten gayet iyi bilirdi; bilmeyene de anlatamazdın bir türlü. (Sf 178)
Bu arada yeni bir çay keşfettim, tadı harika...
Emre Aydın - Bebeğim
Sakın ağlama, tanıdık yalnızlık, evel Allah tanıştık evvelden
Kokunu bırakma, çok sevdim kokunu, bilemezsin götür kokunu
Bebeğim...
Çocuktun hep sen, elinde balonla... Engel miydim ben ? İğne miydim ?
Bir bakmışım ki ben, elmalar düşmüş, tükenmişiz, kepenkler inmiş
Bebeğim... Kokunu bırakma, çok sevdim kokunu, bilemezsin götür kokunu
Bebeğim...
Çocuktun hep sen, elinde balonla... Engel miydim ben ? İğne miydim ?
Bir bakmışım ki ben, elmalar düşmüş, tükenmişiz, kepenkler inmiş
Her geçen saniye bana daha yabancı
Ve böyle olmasın bildiğim gibi kalsın
Her geçen saniye daha da zorlaşmasın
Gülümse şimdi gülümse şimdi gülümse şimdi ve gülümse şimdi
Bebeğim...
Haklıydın hep sen, acılar bedava, mecburduk hep uzaktan bakmaya
Çok yorgunum ben, eski bir saat gibi, hırpalandım Istanbul gibi
Bebeğim...
Oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya...
Öyleyim...
Ve böyle olmasın bildiğim gibi kalsın
Her geçen saniye daha da zorlaşmasın
Gülümse şimdi gülümse şimdi gülümse şimdi ve gülümse şimdi
Bebeğim...
Haklıydın hep sen, acılar bedava, mecburduk hep uzaktan bakmaya
Çok yorgunum ben, eski bir saat gibi, hırpalandım Istanbul gibi
Bebeğim...
Oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya...
Öyleyim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder